31.05.2009
Fenerbahçe taraftarından korkulur..
Gerçekten İnsan Olmayan:Dwight Howard - V For Vendetta

Mantıklı konumak,mantıklı başlık atmak isterdim;cidden isterdim.Ama söylenecek fazla söz bulamadım,maçı izleyip ve akabinde 3 saat uyuduktan sonra gene PC'mi açtım."Halk"ın nabzını ölçtüm,kim ne diyor diye biraz dolandım nette.Çoğunlukla "LeBron James'e sallayalım" tayfasını ve onu "loser"lıkla suçlayanları gördüm,ama umursamadım.Çünkü illa genç yaşta şampiyon olanların;"Shaq'ın ve çok iyi koçların kanatları altında" olduğunu görmüştüm,kısacası "gözlerim" vardı.Bu tayfa Jordan'ın ilk şampiyonluğunu 28'de aldıklarını ya bilmiyorlardı,ya apaçilikten gözleri boyanmıştı ya da daha kötüsü bu sallama tayfası Jordan'ın döneminde yaşasaydı ve internet bu kadar gelişmiş olsaydı,"Jordan,basketçi değil" diye site açar ya da forumlarda bu tartışılırdı,"yüzük" alacak mı falan diye,abartıyorsam "..." Herneyse zaten amacım James'ten ve Cavs'tan bahsetmek değildi,amacım gerçekten insan olmayandan bahsetmekti,ona bir tanım bulamadım bugün.Monster,falan iyi olurdu sanırım diye düşündüm ama V demek en mantıklısıydı...
30.05.2009
Lakers Denver'ı dövdü..

Kobe Bryant deyip yazıya başlamak istiyor insan.. Basketbol zekasını artık iyiden iyiye maximum seviyede kullanan, oyunu harika okuyan, tam anlamıyla bir hücum silahı olan bu adamı bu gece gene hayranlıkla izledik.. Serinin buralara gelmesinin en büyük nedeni O'ydu zaten Lakers açısından. Herkesin uyuduğu yerde o takımı uyandırıp buralara getirmişti ve noktayıda o koydu.
Pau Gasol,Ariza ve Odom'un son dönemlerde yükselen grafiği serinin en son maçındada da artarak devam edince, takımın ana parçaları hiç çalışmayınca Denver tarafında yenilgi kaçınılmaz oldu.
Denver cephesini biraz daha derinden irdelersek, Carmelo'nun yine en kritik maçlarda döküldüğünü söyleyebiliriz. Mr Big Shot adına yakışmayacak şekilde hatalar yaparken, top kayıplarında tavan yaptı. Denver adına tek artı Jr.Smith'in çabaları ise maçı ancak belli bir noktaya getirdi, sonrasında yapılmayan savunma ise işin uzamadan bitmesine önayak oldu.
Lakers hücumu play-off un sonlarında doğru iyiden iyiye ritm bulurken, kendi kimliğini gösteren takım taraftarlarında şüphesiz çok iyi bir mesaj gönderdi.
Son söz olarak : 24 numaralı adam bu sene ve ilk defa kendi liderliğinde bir şampiyonluğu çok istiyor,bu her halinden belli.. 20 de 12 ile 35 sayı-10 asist-6 ribaunt
119-92 Lakers : 4 - Denver : 2
Özür dileriz..
27.05.2009
O gece bu gece..

Manu - Barça.. Beklenen gün geldi. Dünya üzerinde izlemekten zevk aldığım nadir takımlardan ikisi finale çıktı. Manu'yu ayrı tutmak lazım aslında biraz. 1-0 yettiği zaman kapanıp o skoru bulduktan sonrada iyice çekilen bir takım olup çıkıverselerde, gerektiğinde ne kadar iyi futbol oynadıklarını biliyoruz. Orta sahasısının ortası sağlam, top yapabilen, defansif özellikleride olan oyunculardan oluşuyor. Kanatlarda ise hücum güçleri fazla, yaratıcı özellikleri olan oyunculara sahipler. İleride ise topa hakim, pas akışını çok iyi sağlayabilen forvetler seçilmiş. Manu'nun oyun planı bu. Hep beraber hücum et..
Barça ise her zaman hücumu düşünen, izleyenlere sonsuz zevk veren bir futbol oynuyor. Orta sahası üç temel direk ve iki forvet kökenli diyebileceğimiz oyuncudan oluşuyor - bunlara kenar forvet diyesim var -. İleride ise sağlam, topa iyi vurabilen, bitirici bir forvet. Ön liberoları bile hücumcu, yaratıcı olan - Yaya Toure'nin iki hafta önce attığı gole bir göz atın - bir takım..Barça'yı düşündüren mevzu Alves ve Abidal'ın olmamasıdır sanırım. Sağa Puyol'u çekse göbek açık kalacak,göbekte tutsa kanatlar açık. Yaya Toure'yi sağ bek yapıp Puyol göbekte düşünülebilir. Sol kanatın altrenatifi Sylvinho, en azından orada sorun yok gibi gözüküyor..
Messi - Ronaldo tartışmalarına hiç girmek istemem ama kısaca fikrimi belirteyim : Messi Ronaldo'dan daha yetenekli, Ronaldo Messi'den daha efektiftir. Şuan için.
Gönlüm Barça'dan yana ama tahminim Manu'nun bir şekilde maçı kazanacağıdır. Nasıl olacak demeyin öyle işte..
Güzel bir futbol izlemek dileğiyle..
Orlando koptu gidiyor..

Orlando iyiden iyiye finali hissetmeye başladı. Bir yazımızda dalgayla söylediğimiz şey gerçek olacak gibi. Tam bir Lakers-Detroit serisine doğru gidiyor..
Tüm takımı tebrik ederim ama bir isimi özellikle tebrik etmek istiyorum. M.Pietrus. Bu serinin kahramanı benim gözümde O'dur.Lebron'u savunması - ancak bu kadar oluyor -,hücuma katkısı. Fransa'nın MJ'si denilirdi zamanında. Bekledikleri kadar etkili olamadı kariyeri boyunca ama benim hep dikkatimi çekmiştir. Bu seride elinden gelenin en iyisini yaptı. Orlando tarafındaki belkide en ekstra artıydı.
116-114 Orlando : 3 - Cavs : 1
26.05.2009
Fark Var - vol.1:Bench

25.05.2009
Orlando attı 2 oldu

Hiçbir şey söylemeye gerek yok aslında,serinin özeti : Hiçbir tane tam anlamıyla skoreri olmayan, tek uzunla oynayan, gerçekten basketbol oynamak isteyen bir takım ile bir süperstarın etrafında kurulmuş korkaklar ordusu. Konferans finali, ciddi rakip yürek ister. Cavs tarafından şüpheli olduğumu söylemiştim, sağolsun beni yanıltmadılar.
Hidayet çok kötü şut yüzdesiyle oynamasına rağmen,oyunu o kadar iyi okudu. Zor pozisyonları o kadar kolaya çevirdiki, bu adam isterse sayı atmadan o sahada bulunsun, yine kimse bir şey diyemez. Orlando hücumu üçüncü periyotun sonu ve dördüncü periyotta tamamen Hedo'ya bakıyor.
99 - 89 Orlando : 2 - Cavs : 1
24.05.2009
Ferrari kürsü gördü..

Kimi attı 1 oldu
1. Button Brawn GP-Mercedes (B) 1h40:44.282
2. Barrichello Brawn GP-Mercedes (B) + 7.666
3. Raikkonen Ferrari (B) + 13.443
4. Massa Ferrari (B) + 15.110
5. Webber Red Bull-Renault (B) + 15.730
6. Rosberg Williams-Toyota (B) + 33.586
7. Alonso Renault (B) + 37.839
8. Bourdais Toro Rosso-Ferrari (B) + 1:03.142
9. Fisichella Force India-Mercedes (B) + 1:05.040
10. Glock Toyota (B) + 1 tur
11. Heidfeld BMW Sauber (B) + 1 tur
12. Hamilton McLaren-Mercedes (B) + 1 tur
13. Trulli Toyota (B) + 1 tur
14. Sutil Force India-Mercedes (B) + 1 tur
15. Nakajima Williams-Toyota (B) + 2 tur
Milan:2 - Roma:3
Maçın ilk yarısında bunalsakta,müthiş bir gol izledik Riise'den.İkinci yarıda ise tam 4 gol vardı.Özellikle Totti'nin son golü müthişti,galibiyeti getiren gol olması bakımından da ayrı bir önemliydi.Kaptan gemisini,De Rossi'nin olmamasına rağmen,kurtardı.Sağlam bir Roma'nın ne kadar tehlikeli olacağını bir kez daha gördük.Kaleci Artur önemli kurtarışlar yapsada,ikinci yediği golle hayal kırıklığı yarattı.Menez ise kumaşını gösterdi,İtalya ligine göre fazla kıvrak bile denebilir.Vucinic çok kötü oynarken,Mexes ne kadar iyi bir savunmacı olduğunu bir kez daha kanıtladı.Gerçekten müthiş zevkli bir maç oldu,2. yarıda.Kaka dışında maçı isteyen olmayınca,Milan kaybetti.
The Blower's Daughter
En sevdiğim yabancı şarkı,Damien Rice'tan.
Closer filminden mi,Natalie Portman'dan mı,ikisinin (şarkı&film) birbirine uyumunundan mı,müthiş bir sesten mi (duyduğum en romantik erkek sesi),yoksa en sonunda dediği gibi "senden aklımı alamıyorum,yeni birini bulana kadar" kısmına vurulmamdan mı bilemiyorum.Bazı şeylerin nedeni de yoktur zaten.
İyi dinlemeler efendim...
Biliyorum Sana Giden...

Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni
Ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi
Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini
Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım
Ben artık adam olmam bu derde düşeli
Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki
Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği
Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki
Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini
Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri
Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
Bu böyle pek de kolay değil gerçi...
Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki
Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki
İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:
Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri
Sanırım "tek yanlı aşk"ı bundan daha güzel analatacak bir şiir yok.Cemal Süreya'yı selamlarken...Bu şiir "o"na gitsin,ki burdan yollasak ne olur az mı şiir yolladık ya neyse...
2 maç x (40+) = Lakers galibiyeti

Maçın hikayesi aslında bu yazdığımız gibi,denkleme gel.Nuggets&Karl her ne kadar saçma sapan hatalar yapmış olsa da -sanırım maçı izleyen herkes böyle düşünüyor- Kobe 35 ve üstüne her çıktığında,maçları Lakers alacaktır demiştim seri incelemesinde(evet farkındayım hep bunu yazıyorum ama yazmak zorundayım hikaye burda çünkü.)Bugün gene bu tezim kanıtlandı.Kobe 40'ın üzerine çıktı ve kazandılar[Siz varya yemin ederim çok çakalsınız,40'ın üstü 35'inde üstüdür] Birde çok eleştirdiğim Gasol'den 20 sayılık bir katkı geldi,amacı bu sayıyı bir 5 sayı daha arttırmaktır ki bu çok önemli,Kobe'nin daha az yorulmasını sağlamaktır amacı(Bu da kutsal kitapların herhangi birinden bir ayet gibi oldu.)Birde Ariza'dan bahsetmek gerekiyor neden Lakerların onu çok sevdiğini daha iyi anladım bugün gerçekten helal olsun dedirtti kendine,gene bir de top çaldı maçın sonunda (97-95 iken) Bu Karl ya seti çizemiyor ya da takımın konsantrasyonu yok bilemiyorum,ya da Ariza top çalma canavarı (bu da bi fikir,Dursun Version)
Nuggets'a gelirsek...Çok sevdiğim [kardeşim gibi seviyorum =)] JR Smith paşa iki maçında kaybedilmesinin sorumlularından biridir.Abicim sen napıyorsun?Kendine gel mal mal 3'lük atıp duruyorsun girse amenna.Tamam anladık atıyorsun,atıyordun ama her zaman atılmaz.Atamıyorsan,içeri girecesin.Napıcakmışsın,içeri girecekmişsin (bir an kendimi soyunma odasında zannettim.)Melo baba (devam) 2. çeyreğin hemen başında 18 oldun,8 kez faul çizgisine gittin zaten.İkinci yarı naptın abi sen?Kendine gel,deplasmanda bu kadar kötü oynamadın.Sorumluluk alacağın yerde sorumluluktan kaçma,küsme topa,Bak JR'a,hiç küsüyor mu =) Karl efendi [eski Türk insanları kocalarına efendi der,burda koca Karl ise ben ne oluyorum...Laaann öyle değlidi ] hocam bu maç sonunda JR niye Kobe'yi savunuyor?Sen savunması çok iyi değil diye normal sezonda ilk 5'te başlatmadığını hatırlatır,aklını başına devşirmeni temenni ederim.
Not:Hayır dinliyorum çok iyi konuşuyorsun soyunma odasında,ama seni konuşmacı diye almadılar ki takıma...
@Eren:Dün baya şikayet etmiş hakemlerden kendisi =) Bugün de çok basit düdükler çıktı,Lakers lehine.Bütün takım (Nuggets) faul sorunuyla karşılaştı.Lakers korunuyor demiyorum,daha önce dediğim gibi hakemler senelerdir kötü diyorum.
Memento

23.05.2009
İlk 5 sırada iki Ferrari mi !?

Monaco Sıralama turları sonuçları:
1 Jenson Button Brawn 1:14.902
2 Kimi Räikkönen Ferrari 0:00.025
3 Rubens Barrichello Brawn 0:00.175
4 Sebastian Vettel Red Bull 0:00.369
5 Felipe Massa Ferrari 0:00.535
6 Nico Rosberg Williams 0:00.553
7 Heikki Kovalainen McLaren 0:00.614
8 Mark Webber Red Bull 0:00.751
9 Fernando Alonso Renault 0:01.107
10 Kazuki Nakajima Williams 0:02.442
11 Sebastien Buemi Toro Rosso 0:00.935
12 Nelson Piquet Renault 0:00.931
13 Giancarlo Fisichella Force India 0:01.161
14 Sebastien Bourdais Toro Rosso 0:01.218
15 Adrian Sutil Force India 0:01.643
16 Lewis Hamilton McLaren 0:01.362
17 Nick Heidfeld BMW 0:01.362
18 Robert Kubica BMW 0:01.503
19 Jarno Trulli Toyota 0:01.646
20 Timo Glock Toyota 0:01.886
Hidayet için daha kötü bir maç olamazdı.

Konferans Finali ilk maçı oynanacak ve Cavs oraya kadar 8-0 önde olacak,sonra final serisinde 0-2 geride başlayacak derse birisi,onunla muhabbeti keserdim büyük ihtimal - buda onun çok umrunda olmazdı ama olsun -. Dün az kalsın bu saçma senaryo oluyordu. Yani saçma çünkü Cavs normal sezonda sadece bir maç kaybetmiş o da Lakers'a - can -. ''Normal sezon başka abeee'' seslerini duyar gibiyim ama sadece 1 maç yahu. Daha ne olacak başka ? Bu takım iki maçtada devreyi çift haneli farkla bitiriyor ve sonra Orlando'nun paşa paşa geri dönüşünü izliyor,gerçekten çok garip. Lakers taraftarının Cavs takımıyla karşılaştırmalarında kulandığı bir tabir vardır -büyük ihtimalle finalin Lakers ile Cavs arasında oynanacağını düşündüğümüz için (seriler başlarken) - ; ''Çok daha iyi takımız ama adamlar tüm maç asılıyor abi ''. Asılmıyorlar artık,bi takım bu kadar rahat geri dönmemeli iki maçtada. Bir takım bu kadar muhtaç olmamalı süperyıldızına. Maçın başında antremanda gibi şut atan oyuncuların maç sonu elleri bu kadar titrememeli. Bu şekilde şampiyonluk gelmez. Takım olmak düzenli şekilde kendini hakemin kucağına atmak, deli gibi ağzından tükürükler sıçrayak itiraz etmek, Boston'u yendiğin zaman üç yaşındaki çocuklar gibi maç bitmeden sahanın kenarında sevinmek değildir..Ayrıca ben hakemlerin bu kadar kolladığı bir takım,bu kadar kollanan bir oyuncu olduğunu görmedim. Her takıma saha avantajı veriliyor,Kobe'ye,Wade'e saçma düdükler çalınıyor ama bu kadar olmaz,gerçekten olmaz.
Biraz maçın sonundan bahsetmek gerekirse,Hidayet gerçekten ayrı oynuyor buraları,artık bunu kabul etmeyen yok. İlk periyotlarda yaptığı o Mustafa Kemal Bitim turnikelerini - bknz : 3 adım sağa doğru gidip serbest atış uzaklığından turnike bırakmak - bırakıp daha sağlam içeriye giriyor. Şutlarını daha hissederek atıyor ve Orlando tamamen ona bakıyor. Dünde işini yaptı,bayağa iyi yaptı hemde ama 1 saniye bıraktı hücum süresinde,elinde olmayarak. O maçı kazandığını düşünürken bizim ''hile'' çıktı ve henüz hiçbir şey bitmedi dedi kısaca.
96-95 Cavs 1-1
Arkadaşımla izlerken maçı ikimizinde aklına aynı şey geldi bu maçtan sonra,geçmişe doğru gittik : Kobe son saniye atar Lakers - Detroit serisi 1-1'e gelir. Basın,taraftarlar gaza gelmiştir. Bu diriliş maçıdır,bu Lakers'ın şampiyon olduğu maçtır hatta. Seri 4-1 biter ama Detroit alır...
22.05.2009
Nuggets avantajı eline geçirdi

Eren adlı ortağım;Lakers kaybettiği için bunalımlarda,gece pek bir rahatsız geldi sesi SMS'lerinden (evet ben SMS'den ses anlayabilen üstün bir canlıyım.)Malum maçı yazmak bize kaldı.Şaka bir yana Eren neredesin?Bu da şaka evet (ulan ne şakacı adamım,bir türlü giremedim konuya) kendisi bir süre derslerin verdiği etkiyle aramızda yok o yüzden yazıyorum(nihayet söyleyebildim diyeceğimi.)
Maça gelirsek (şükür kavuşturana) cidden bir çok şey gördüm,aslında hep söylüyordum ama...Hatta şimdi şöyle yapacağım peşin peşin söylüyorum;bu serinin incelemesinde söylediklerimi tekrarlayıp egomu tatmin edeceğim ve aynı zamanda "bak ben bunları bilmişim,ben çok fena basketbol uzmanıyım,dahisiyim" diyeceğim(Bu kadarda açık sözlü bir yazarım daha ne istiyorsunuz be hayret bir şey sizede yaranamıyoruz.)
Kobe'nin bir şekilde skor bulacağını söylemiştim,keza Melo'nun da.Ancak;Kobe için şöyle bir yorumda daha bulunmuştum -aslında Lakers için- Lakers onun extra oyunlarına bu seride muhtaç ve bu seride "ne kadar takım gibi oynamaya çalısırsa kaybedecekler" diye söyleyip,hatta takım oyunun daha çok sevdiğimi açıklayıp,ama bu seride bunun yürümeyeceğini söylemiştim (heh hatırladğınız dimi?) nitekim ilk maç ve ikinci maça bakarsak (özellikle son periyotta daha çok arıyor Kobe'yi Lakers,çünkü eller herkesin titriyor,özellikle diğer süper yıldız Gasol'ün) dediğim daha iyi anlayacaksınız.Birinde 32 birinde 40 atmış ne fark var derseniz,8 sayı diyebilirim en basitinden (ama sizde bu soruyu sorarak basite kaçtınız kabul edin)Anthony'nin "Kobe'nin keli"ne vurmasına rağmen attığı şutların tabiki hakkını veriyorum,son çeyrekte.Hatta beni gene yanlış anladınız,benim hak vermediğim 4. periyotta diğer Lakers oyuncularının -Brown dışında,onu ayrı yere koymak lazım- ne işe yaradığı?
Gasol konusuna gireceğim -Eren kızıyor ama olsun- Abim 17 sayı,17 ribant yapmış ancak asıl gerektiği yerde bir "süperyıldız" olarak sorumluluk alabilmiş mi,faullerini atmış mı,pota altında Kenyon'ı arkasına alıp pas istemiş mi?Buda bir sorun Gasol pas istesede bir şekilde top ona inmiyor belli bir süre garip adamda ribant alacağım diye debeleniyor,bak Eren burda Gasol'e hak verdim ama kim suçlu?
Bynum konusuna girip ne kendimi tekrarlamak,nede sizi sıkmak istemiyorum.Benim için çok fazla büyütülmüş 25-26 sına kadar süresi olan bir oyuncu Lakers taraftarınca,bence ortalamanın biraz üstünde bir uzun olacak (he bu laflarımı yerim,çok daha iyi olursa hiçde gocunmam o ayrı,gocunacağımı sandınız dimi,hayır)
Nuggets için az bir yer tabiki ayırmak istemiyorum ama onlara söyleyecek kelime bulamıyorum.Sezon içindeki başarılarını buralara yansıtmalarını,çok güvendiğim adam olan Melo'nun bu özgüvenini,çok sevdiğim bir oyuncu olan Billups'ın faul aldırmalarını,Martin'in ve diğer "çete" nin savaşmalırını hücumda extra katkılarını (Kleiza) atlamamak lazım.JR biraz diğer serilerdeki ve sezon sonundaki ritmini tutturursa cidden işi daha zor olacak Lakers'ın.
Bana kalırsa iki takımda birbirine denk güçte ve serinin avantajı eline geçse de Nuggets'ın kesin bir şey söylemek için çok erken diyor (hala okuyorsanız) ve ukalalıklarımı sadece espri olsun diye yaptığımı hatırlatarak cümlelerimi noktalıyorum.
21.05.2009
Jose,İbo'yu böyle çıldırttı
Sakatlandım,değiştirin işareti yapıyor İbo,Jose'ye...Jose tamam anlamında kafa sallıyor.Sonra sırasıyla Figo,Balotelli ve iyice dalga (daha başka şey demek isterdim,ki siz anladınız) geçer gibi,yedek kaleciyi oyuna sokuyor hiç bir sakatlığı yokken Cesar'ın.Tam deli bu adam.Yorumsuz.İbo'nun surat yeterince anlatıyor olanları zaten.
Kupanın sahibi Shaktar,stadın sahibi Türkiye

Öncelikle Lucescu ve ekibini kutlayalım elde ettikleri başarıdan dolayı,izlediğim kadarıyla daha etkili oynayan,isteyen taraf onlar gözüküyordu fakat benim ilgimi çeken şey staddan çıkan sesler.
Sanırım 43.dakikada ''Her zaman her yerde en büyük Fener'' tezahuratu duyunca yanlış duyduğumu zannettim ama uzatmalarda Galatasaraylıların bir tezahuratını daha sonrada Türkiye ile ilgili bir marşı duyunca anladım,anladım ki stad hakikaten bizimmiş. Garip.
NBA Draft 2009

1. Los Angeles Clippers
2. Memphis Grizzlies
3. Oklahoma City Thunder
4. Sacramento Kings
5. Washington Wizards
6. Minnesota Timberwolves
7. Golden State Warriors
8. New York Knicks
9. Toronto Raptors
10. Milwaukee Bucks
11. New Jersey Nets
12. Charlotte Bobcats
13. Indiana Pacers
14. Phoenix Suns
İlk beş sıra büyük sürpriz oldu,tam tersini beklerken,hatta Oklahoma'yı oralarda beklemezken..
Nbastüdyo anketine cevap veriyorum ; kolay rakipler

Nbastüdyo da açılan bir ankette soru şuydu : Cavs'in 8-0 ile doğu finaline çıkmasının en büyük nedeni nedir ? Cevabını bu sabah öğrendik.Tabiki Lewis o basketi atamasa yada LeBron kaçırmasa Cavs yine galip gelebilirdi ama play-off gibi bir arenada 8-0 la oralara gelmenin çok çok çok zor olduğunu,bunun en büyük sebebininde zayıf rakipler olduğunu daha öncede söylemiştik.
Maçın ilk yarısında ev sahibini kollama ''kuralının (!)'' güzel örneklerini gördük ama biraz fazla abarttılar. Kobe'nin kollandığında bile kızan ben,bunu görünce hayretler içinde kaldım,bu kadar olmaz. Orlando'nun o maçı nasıl buralara getirdiğinide bi kaç kez izlememe rağmen anlayamadım. Tek bir şey geldi aklıma o da ; ''LeBron atsın,diğerlerini düşük yüzdede tutarsak maç bizimdir'' düşüncesi. Sanırım böyle yaptı Van Gundy.
Maçta en göze çarpan istatistik LeBron'dan gelsede - 49 sayı-8 asist-6 ribaunt - bizleri gurulandıran bir performans daha çok dikkatimizi çekti : Hidayet'in 15 sayı-4 asist-6 ribaunt performansı..
106-107 Orlando : 1 - Cavs : 0
20.05.2009
4.periyot O'nun işi..

Kobe Bryant'ın NBA de bulunduğu süre boyunca izlediğim en iyi son çeyrek performanslarından biriydi. Bunu içtenlikle söylüyorum. Maça girişi harikaydı,zor anlarda takımı sırtladı,maça ortak etti. Yüzdesi Kobe ye göre biraz kötü evet ama bu yüzde dahada berbattı,maça harika başlayan Kobe ortalarda tam anlamıyla verimsizdi fakat son periyot gelip takımı 7 sayı geriye düştüğünde söyleyeceği bir şeylerin daha olduğunu gördük..
40 sayı 6 ribaund 4 asist. Bunlarda etkileyici rakamlar ama fırsatınız varsa o son çeyreği izleyin derim..
106-104 Lakers: 1 - Denver: 0
19.05.2009
Cleveland Cavaliers - Orlando Magic

İlk olarak Orlando'ya bakarsak kilit isim Hidayet'tir.Çünkü guard olup da asist yapmayı bilmeyen bir Rafer Alston var elimizde.Topu uzuna indirmeyi becerebilen ve Howard'ı en iyi besleyen kişi Hido.Ayrıca skora katkısı ve savunmadaki sertliğiyle Cleveland için tehlike çanlarını çaldıracak isim olacaktır Hidayet.Bir başka tehdit ise 3 sayılar.Orlando'nun takım halinde en iyi yaptığı iş olan 3 sayılar kozlardan bir tanesi...En son olarak Dwight Howard.Onun için söze gerek yok aslında ama erken faul problemine girmez ve hucumda sazı eline alırsa Ilgauskas ve Varejao için kötü dakikalar başlar işte.Savunmada yaptıklarıyla Mo Williams'ın
Los Angeles Lakers - Denver Nuggets

17.05.2009
İspanya da beklenen son

Real'in dün 3-2 kaybetmesiyle Barça bir kez daha şampiyon oldu. Futbolun hilesi sizsiniz ne diyeyim.. Bu takım şampiyon olamazsa bir sorun olurdu zaten. Boş kaldıkları zamanlar sürekli pas yaptıklarını düşünüyorum bunların,alışkanlık olsun diye. Aslında herkesin beklediği futbolun böyle oynanması ama bi takım çıkıp hem şampiyonlar liginde,hem ligde,hem kupada zirveye oynayınca 'diğerleri ne yapsın ulen ?'diyesim geliyor. Onlarda transfer falan yapsın artık ne bileyim,kaldıysa adam.
Lider bitirip şampiyon olamamak ne fena bir şeydir..

Belçika Jupiter Ligi son haftasında Anderlecht deplasmanda konuk olduğu Genk'i 0-2 mağlup etti. Cristal Arena'da oynanan karşılaşmanın gollerini 41. dakikada Boussoufa ve 56. dakikada Wasilewski kaydetti.
Bu sonuçla Anderleth 2008-2009 sezonunu 74 puanla lider tamamlarken Genk ise ligi 50 puanda 7. sırada tamamldı.
Belçika Jupiter Ligi'nde şampiyon Anderlecht ve Standard Liege'nin aynı puanda olması nedeniyle iki takım arasında oynanacak iki maçtan sonra belirlenecek.
İki takım arasında ilk maç 21 Mayıs'ta Anderlecht'te oynanacak. 2. maç ise 24 Mayıs'ta Standard Liege'nin sahasında oynanacak. Bu iki maçın sonucunda Belçika Jupiter Ligi'nde 2008-2009 sezonunun şampiyonu belirlenecek.
Ben bizim ligden daha kolpa bir organizasyon çıktığı için mutluyum. Şampiyonluk takımların kendi aralarında oynanan maça mı bırakılır ulen ? Lig ne demek ki ? Herkes kendi arasında oynuyor,daha az hata yapan kazanıyor işte. Adamda avaraj bilmem ne hesabında ilk sırada yer almış,yapın şampiyon. Verin yiğidin hakkını..
Bir Mourinho klasiği..

Milan'ın deplasmanda Udinese'ye 2-1 kaybetmesinin ardından 2008-2009 sezonunda şampiyonluğunu ilan eden Inter'de taknik direktör Jose Mourinho sert açıklamalarda bulundu.
Jose Mourinho yaptığı açıklamada oyuncularının havaya girmemelerini istediğini belirterek, "Erken şampiyon olduğumuz için biraz sinirliyim. Oyuncularımız yatağa gitmiş olmalıydı fakat onlar otobüse binip Milano'ya gittiler. Onların şampiyonluk kutlamak istediğini biliyorum fakat önümüzde daha maçlar var." açıklamalarında bulundu.
Garip bir adam cidden,gittiği her yerde bir şekilde başarılı oluyor ama açıklamaları beni dumur edecek cinsten. Çok mu zekisin aptal mısın kardeşim ? İnan anlamadım..
Bu arada İnter'in durarak oynadığı oyunla elde ettiği - Fiorentina ve Roma hariç tüm İtalyan takımlarında olduğu gibi - şampiyonluğunu kutlarız.
Madrid iyi başladı

16.05.2009
Lerteco Lakers diyor
Fuat ''Şov''
Bi kaç ay önce yayınlanmıştı bilirsiniz. Özellikle 2.videoda son herife yaptığı yorumları dinlemenizi rica ediyorum,son haftalarda bu kadar güldüğümü hatırlamıyorum. Aslında ağlanacak halimize gülüyorum ya neyse. ''Türkçe'' adı altında yapılan bir şeyin,bu şekilde yorumlanması,ne desem bilemedim..
Manchester United şampiyon !

Manu bugün Arsenal ile oynadığı maçtan 0-0 lık skorla ayrıldı ve bitime 1 hafta kala şampiyonluğunu ilan etti..Ne söylenebilir ki bu takım için ? 3 senedir üst üste şampiyon olan,şampiyonlar liginin son sahibi,bu seneki finalisti,daha ister misiniz ? Yeterli olmuştur sanırım..
Ferguson 23 yıldır bu takımın başında ve 11. şampiyonluğunu elde etti. Gerçekten inanılmaz rakamlar bunlar,istikrar abidesi,kulubü,yöneticileri,oyuncuları,scoutları,sağlıkçısını hepsini tek tek tebrik etmek gerekir. Bu iş sabır,inanç ve planlı çalışma işi işte bu kadar basit. Ferguson bu takımın başında hep şampiyon olmadı,kötü sezonlarda geçirdi ama arkasındaki destek,inanç ve Türk olmayan bir basın olunca böyle başarılar normal olmalı.
Glory Glory United..
15.05.2009
Koşmayan(!) Alex dünyanın en iyi oyun kurucuları listesinde

Türkiye'nin derdi,Gürcan Bilgiç'in belalısı Alex fifa.com'un yaptığı bu araştırmada unutulmadı.Alex'in şu sözlerine yer verildi ; “Artık günümüzde futbolda geçmişe oranla daha az alan var. Herkes dikkatini formda olmaya veriyor. Ama kaliteli oyuncular eğer adapte olabilirlerse yaratıcı olmak için her zaman bir yol bulabilirler” ve “Konu hakkında son sözler Alex’e ait” denildi.Böyle bir yazının Alex ile bitirilmesi şüphesiz onur verici.
Listede Türkiye'den tanıdık iki isim daha bulunuyor. Delgado ve Lincoln değil tabikide Jay Jay Okocha ve efsanevi Galatasaray'lı futbolcu Hagi.
Aziz Yıldırım ''devam'' dedi..

"Bu sene yaşananlar Fenerbahçeli olarak herkesi üzmüştür, bunun farkındayız ve söz veriyoruz. Köklü bir revizyona gideceğiz. Kurumsallık anlayışımız, bugüne kadar sabırlı olmamızı emretti. Ama Fenerbahçe ruhunu geri istediklerini biliyoruz. Gerekeni yapacağız. Savaşan Fenerbahçe ruhunu geri getireceğiz" Aziz Yıldırım'ın söylediği bu sözler her Fenerbahçeli'nin artık istediği,arzu ettiği şeyler sanırım. Umarım gerçekleştirilir.
Bu sözleri ile birlikte Aziz Yıldırım adaylığını tekrar açıkladı,. O varken başka birinin seçileceğini düşünmüyorum,şimdiden hayırlı olsun,umarım gereken dersler çıkartılmıştır.
Uzattılar..

Lakers ve Boston işi son maça bıraktı..Boston'u anlayabiliyorum.Garnett yok,Orlando kesinlikle kötü bir takım değil ve iyi bir play-off performansı gösterdiler bu seride asla yılmadılar fakat Lakers ne yapmaya çalışıyor bilmiyorum.Yao Ming'in olmadığı pota altına Gasol 14-Bynum 0-Odom 8 sayı atabiliyor. Bunun adı saçmalıktır,umursamamazlıktır.Yürekli Houston oyuncularını tebrik ederim,seriyi kesinlikle hakeden taraf Houston'dır. Bir Lakers taraftarı olarak yürekten kutluyor,onurlu mücadelelerini hayranlıkla izliyorum..
Maçların skorları da şöyle
Houston : 95 - Lakers : 80
Orlando : 83 - Boston : 75
14.05.2009
Efsane kadrolar: 1997-1998 Kinder Bologna

Alessandro Abbio (Hugo Sconochini)
Predrag Danilovic (Riccardo Morandotti)
Zoran Savic (Alessandro Frossini)
Radoslav Nesterovic (Augusto Binelli)
Gerald Fitch Tau Ceramica'da !?

En son ligimizde Kepez'de oynayan Geral Fitch'ten bahsediyorum evet.Çok iyi bir hücum silahı,şüphesiz. Savunmasını yerdim hep,bu büyük oyuncusu değil,eline bu kadar top almadan iyi bir oyuncu olması imkansız dedim,onu dedim,bunu dedim. Gerald Fitch şuan Tau'da. Bana hala şaka gibi geliyor,hala daha inanamıyorum bu adamın büyük takımlarda,önemli rol alabilecek bir oyuncu olacağına,izleyelim görelim..
Hep sakat...

Yürüye yürüye değil koşa koşa...

Kral Barcelona

6.dakikada 1-0 geriye düşen Barcelona acaba dedirtmemeye devam etti bu maçtada. Geriye düştüğü hiçbir maçta aynı şekilde kalmasına izin vermeyen Barça yine 4-1 lik galibiyetle sahadan ayrıldı ve kupanın sahibi oldu.
Çok fazla bir şey söylemeye gerek yok fakat bu adamların ön liberoları,savaşan oyuncuları,hamalları bile bu kadar teknikken nasıl olacak bu iş bilemiyorum..Yaya Toure bile kilidi açabiliyorsa,artık bu takım futbol üstü bir takımdır.Kutluyoruz,başkada bir şey yapamıyoruz zaten.
Van Gaal Bayern Münih yolcusu..

Az'nin başında Şota'lı kadroyla şampiyonluğu son anda kaçıran Van Gaal,diğer sene büyük bir yapı değişikliğine gitmişti. İlk sene tutmayan kan Az'yi ligin 13.lüğüne kadar itmişti. İstifasını vermeye hazırlanan Van Gaal'ı oyuncuları ve yönetim (!) - ki bizde genelde hep köstek olurlar - O'nu kararından vazgeçirdi.Van Gaal'ın aynı öğrencieleri bu sene şampiyonluğu haftalar öncesinden ilan ederken Van Gaal şunları söylemişti ; '' Benim için en özel olan şampiyonluk bu,büyük bir camiayı şampiyon yapmak kolaydır ama alıp sıfırdan başlayıp,engelleri aşmak büyük bir mutluluk veriyor.'' Şimdi büyük ama çalkantıda olan,eski günlerini arayan bir camiaya gidiyor Van Gaal. Bence harika bir seçim. O kadroya bir kaç takviye ile çok iyi başarılar elde ettirir bu adam. Bayern'in bu seneki kadar kötü olmayacağına eminim,zire her mevkide etkili oyuncuları olan bu kadar büyük bir camianın buralarda olması beni hep şaşırtmıştır.
Başarılar dileriz,Van Gaal'ın izlemekten keyf aldığımız bir takım çıkaracağına eminim.
Batının ilk finalisti ; Denver Nuggets.

Serinin 3-0 a gelmesiyle aslında her şeyin bittiğini söylemiştik.Bir takım ancak bu kadar şanssız elenebilirdi sanırım,her neyse yinede düzgün bir oyunla,sonuna kadar savaşarak oynayan Denver'i kutlayalım.Seri 4-1 e geldi. Maçın skoru 124-110
Denver Nuggets'ta Chauncey Billups 28 sayı, 12 ribaund, 7 asistlik performansı ile galibiyetin mimarı olurken Carmelo Anthony 30 sayı, 5 ribaund, 3 asist, Kenyon Martin 15 sayı, 4 asist, 2 ribaund ve benchten gelen isim J.R. Smith 18 sayı, 6 asist, 5 ribaundluk performansları ile galibiyete katkıda bulunan diğer isimler oldular.
Dallas Mavericks'te ise Dirk Nowitzki 32 sayı, 10 ribaund, 7 asistlik performansı ile sahanın en skorer ismi olurken Jason Kidd 19 sayı, 9 asist, 3 ribaund ile mücadele etti.
Büyük bir sürpriz olmazsa Lakers-Denver mücadelesi bizleri bekliyor..
13.05.2009
Türkiye Kupası'nın rengi siyah beyaz
Bu takımdan gitmesi gereken çok kişi var..

6+2 yabancı sınırlamasına itiraz eden bir takımın,Josico ve Maldonado'yu almasıyla başladı her şey.Kendi söyledikleriyle,yaptığı hizmetlerle çeliştiği anda bu oldu zaten efsane başkanın.
Lafın kısası yola devam edilecekse eğer gitmesi gereken çok kişi var..
Aragones : Artık bir şey yazmama gerek yok sanırım ? İnat ile hiçbir yere gelinemez,takım çalıştırmaya başladığı günden beri takıntılarıyla devam eden,onlara yenik düşen ve düşmeye devam eden bir çalıştırıcı. Tabiki her inat başarısızlığa götürmez ama burdaki hali ortada,böyle bir durumu bu yapılanma haketmiyor..
Uğur Boral : Blog açmak isteme nedenlerimin başında gelen adam. Türkçeyi çok iyi konuşmak dışında bir meziyeti olmayan bu arkadaşımızın Sevilla maçları kredisi tükendide geçiyor artık. Takımın hızlı hücumlarının hepsini kesen,dikine oynamayı sanki bir sene içinde unutmuş,adeta sol kanatımsı ön libero oynayan Uğur'un ne psikolojik olarak,ne etki olarak Fenerbahçe'ye yakışmadığı aşikardır.
Deniz Barış : Futbol bilgisinin çoğu futbolcudan üstün olduğunu düşünüyorum fakat yetenekle birleşmediği zaman bu hiçbir şeye yaramıyor.Bu takımda yedek kulubesinde bile oturamayacak düzeydedir artık Deniz.Ön libero yedeğide Selçuk'dur.
Yasin Çakmak,Can Arat,Maldonado,Josico,Ali Bilgin : Bu oyuncuları tek tek açıklamaya gerek yok. Fenerbahçe'nin bir oyuncu yetenek sınırı olmalıdır ve eğer böyle bir sınır düşünülüyorsa topyekün hepsi kulüpten,sessiz sedasız ayrılmalıdır,bu kadar basit,uzatmaya niyetim yok büyük takım topçusu diye toplumsal bir tabir vardır,klişedir.Buyrun size klişe büyük takım topçusu bunlar olamaz..
Yapılması gereken o kadar çok şey varki.Önce oturup çift forvet arkası Alex'mi,tek forvet arkası Alex mi oynanacak o düşünülsün. Güiza tek forvet olmuyor,yapamıyor adam işte. Koşuları,çabası ortada,Semih'le oynadığı her maç adam iki gömlek üstün oynuyor. Bu takım tek forvet oynayacaksa şu şartlarda bu Semih'tir. Başkası o tahtaya yazılıyorsa ayıptır,günahtır. Ayrıca öbür sene için bir forvet daha alınmalı,şart. Eğer çift forvet oynarım diyorsan iki tane daha Emre alacaksın,sağlam olanından,defansı iyi,hücumu istikrarlı olanından. Yok ben tek forvet oynarım diyorsan Deivid,Uğur kanadıyla olmaz bu iş. İki tane çizgiye inen,orta açabilen,korkmayan,istikrarlı kanat alacaksın. Carlos'u da yedekleyeceksin. Bu yaşta adamın başına neler gelebilir belli olmaz.
Kazım'ı,Burak'ı bir kere olsun forvette deneyeceksin. Özellikle Kazım gözüme her zaman forvet olarak gözüküyor. Fiziği sağlam,kafa topu indiriyor,ayağına hakim,sırtı dönük oynamayı biliyor. Bu nedir ? Kanat mı yoksa forvet mi ?.
Neyse haddimiz olmayarak bazı işlere karıştık ama o kadar ortadaki bazı şeyler,bir taraftar olarak bunları görmek ve eziyet çekmek biraz garip geliyor,hemde Aziz Yıldırım başımızdayken daha garip geliyor..
Hatırladılar..

Başlık daha çok Lakers'la ilgili ama Boston içinde kullanılabilir.Geçen senenin iki finalitsi olan takımlar bunlar.Boston hırsın,azimin,defansın adı KG'yi kaybetmiş olsada ligin son bölümü - özellikle Cavs maçı - ve play-offlarda adına yakışmayacak derecede kötü oyunlar çıkardı.Lakers ise ligin tartışmasız en derin kadrolarından birine ve ligin tartışmasız en iyi oyuncularından birine sahipken,ciddiyet,maçın başından sonuna kadar aynı düzeyde kalabilme sorunlarını aşamadı.
Bugün ise iki takımda 2-2 girilen serilerde kazanıp,bizde buradayız dedi.Diğer taraftan 8-0 lık serisiyle gelen Cavs varken,Boston ve Lakers'ın bu mesajları bol bol vermesi gerektiğini düşünüyorum.
Lakers Yao'suz Houston'a adeta ezildiği 4. maçın acısını 40 sayı fark atarak çıkardı. 118-78.Box score verip canınızı sıkmıycam hiç,takım halinde herkes düzgün bir katkı vermiş,doğal olanıda bu zaten.Ayrıca uyuyan dev Bynum'da yaşam sinyalleri vermiş.14 sayı 6 ribaunt ile. Evet O'nun için çok iyi rakamlar değil fakat son günlerdeki performansına bakılınca,yaptığı istatistiğe sevineceğinize eminim..

Boston cephesinde ise 3-2'den hiç bir zaman seri vermeyen bir takım görüyoruz ve bugün seri 92-88 ile 3-2'ye geldi.
Maçın kahramanı yine son günlerin tanıdık ismi ; şişman bebek Glen Davis 22 sayı, 7 ribaund, 2 asist.. Cavs - Boston konferans finali olacak gibi gözüküyor.Garnett olmasada Cavs'e en ters gelecek takım yine Boston'dır. Orlando'nun % 50 ile üçlük atmasını beklemtense,Boston'un potansiyel takım oyununu tercih edeceğinize eminim,en azından ben öyle düşünüyorum.
Basının gözdesi Gerrard (!)

Bir şampiyonun yüreğini asla hafife almayın

Geri Dönüyor!

Jamaika'da geçirdiği trafik kazası sonrası Manchester'da yapılacak olan 150 metrelik sokak yarışına katılıp katılmayacağı belli olmayan Bolt'un tamamen iyileştiği ve yarışa katılacağı açıklandı.Kaza sonucunda ayağından hafif yaralanan Bolt'un hiçbir sakatlığı bulunmuyor.Hızıyla yeniden aklımızı başımızdan alacak olan Bolt 17 mayısta piste çıkacak ve Marlon Devonish ve Simeon Williamson gibi Britanyalı sprinterler ile yarışacak.Yarış sonrası Old Trafforda Manchester United ve Arsenal maçını izlemeye gidicek olan Bolt,''Rüyalar Tiyatrosun''da gövde gösterisi yapacak.
12.05.2009
MIP : Granger

Geçen sene temsilcimiz Hidayet'in aldığı ''En çok gelişme kaydeden oyuncu'' ödülünün sahibi bu sene Granger oldu.
Granger İndiana'yı bu sene play-off potasına adete tek başına sokmuştu.JO,Artest gibi isimlerin üzerine yıllarca takım inşa etmeye çalışan İndiana'da gereken merkez oyuncu sanırım bu sene bulundu.Granger kesinlikle çok iyi bir skorer ve çalışmayı sevdiğinide yaptığı açıklamalardan rahatlıkla anlıyoruz.Savunması gelişmeli - ki kendisi de farkında-..Son saniyeleri rahatlıkla oynayabiliyor ve sorumluluğu kaldırmasını biliyor.Tabiki play-off ortamı,sorumluluklar değişecek ama bu takım play-off yapacaksa bu adam sayesinde yapacak.Zamanı gelince o sorumluluklarıda taşımasını bilir.Granger çok şey beklediğim bir yetenek. Gerektiği kadar umursanmıyor gibi ama birkaç sene içersinde NBA'in en yukarılarında olmasına kesin gözüyle bakıyorum. Bu adamı iyi takip edin..
Cavs süpürdü,Dallas uzattı

Cavs beklediğimiz gibi aldığı 84-74 lük galibiyet ile 4-0 süpürmesini bildi.16-10 üç sayılık atış isabeti tutturan Cavs da en skorer isim 27 sayı-8 asist-8 ribauntla Lebron James oldu. Atlanta da Horford,Bibby ve Williams üçlüsü 16-1 şut isabetiyle oynadı. Ayakta kalır gibi gözüken tek isimse 26 sayı-8 ribaunt Josh Smith oldu..
Bu skorla beraber Cavs play-offlardaki ikinci serisinde de süpürgelere başvurmuş oldu.

Gecenin ikinci maçında Dallas seriyi uzattı.119-117 luk galibiyet ile durum 3-1 gelirken,insan geçen maçtaki hakem hatasının sonucunu kim ödeyecek diye sormadan edemiyor..Şuan seri 2-2 olacaktı ve hem bizim hemde Dallas'ın açısından çok daha umut verici bir seri olacaktı. Maça dönersek ; Nowitzki 44 sayı-13 ribaunt yaparak harika bir oyun çıkarırken karşı taraftaysa Carmelo 41 sayı-11 ribaunt-5 top çalma yaptı. Ufak bir hatırlatma ; NBA tarihinde 3-0 dan gelip seri alan takım bulunmuyor.
11.05.2009
TBL Play-Off

Güncel olmadığının farkındayım ama sitenin tam açıldığı sıralara denk geldiği için arada kaynadı.Şimdi eşleşmeleri yazalım ve kısaca değerlendirmelerimizi yapalım.
Efes Pilsen - Darüşşafaka Cooper Tires (1-0)
Seri 1-0 başlayacak zaten,Efes Kerem'in de gelmesinden sonra iyice sıkıntıları kalkmış bir rakip olarak gözüküyor,ben Efes'e Fenerbahçe'den,belki Telekom'dan başka rakip olabileceğini sanmıyorum.Bu seri 3-0 geçilir,uzatmaya gerek yok.
Türk Telekom - Mersin BŞB (1-0)
Türk Telekom sezon içinde iki maçıda kazandı,seriye 1-0 önde giriyorlar. İnsan uzatmadan 3-0 diyemiyor bu seriye. Lofton var bir kere. Tek adamla maç kazanılmıyor tabiki fakat Mersin çok basit bir takım değil.Bir maçın başa baş geçip Mersin tarafında biteceğini ve serinin 3-1 sonuçlanacağını tahmin ediyorum..
Fenerbahçe Ülker - Antalya BŞB (1-0)
1-0 başlayan bir seri daha.. Orhun Ene'nin gidişinden sonra iyice gözüme garip gelmeye başladı Antalya. Belki buradaki takımların yanına yaklaşabilecek kapasitedeydiler ama olmadı,organizasyonlarına en çok güvendiğim takımlardan biri olan bu takım bana göre garip işler yaptı. Solomon'un dönüşüyle en ciddi eksiği kapatan Fenerbahçe seriyi 3-0 geçer.
Galatasaray Cafe Crown - Beşiktaş Cola Turka (0-0)
En çekişmeli geçecek seri bu seri olacak sanırım..Kağıt üzerinde Galatasaray'ın bu seriyi 3-1 falan geçmesi beklenir ancak o kadar kötü basketbol oynuyorlarki Beşiktaş'ın çok çok zorlayacağını düşünüyorum. Ayrıca Beşiktaş'ın her sene kadrosunu yeniden kurma sevdasından ne zaman vazgeçeceğini de merak ediyorum.
3-2 Galatasaray alır,zor olur..
Temmuz 4

2. a rite of passage
Tebikler !

Yao'nun sakatlandığını ve Houston'un artık çok zor bir döneme girdiğini söylemiştik. Asıl zor döneme giren Lakers oldu. Kobe hariç bütün oyuncularda,zaten alırız havası hakim olduğu zaman takım haline inanılmaz kötü bir performans gösterdiler. Kobe'yi özellikle alkışlamak lazım. Maç boyu bilinçli oynayan tek oyuncuydu diyebiliyiriz. Özellikle ilk yarıda tek başına oynadığı oyun gerçekten harikaydı. Basketbol zekası gerçekten çok yüksek ve her geçen gün egosunu biraz daha yeniyor.. Lakers cephesinde biraz bir şeyler yapmaya çalışan Gasol,Farmar,Ariza ve elinden geldiğince Shanon Brown'dan başka hiç kimse yoktu,onlar da gereken katkıyı veremediler ve Houston'ın beklediği,bizlerin beklemediği bir mağlubiyet oldu. Lakers tek kelimeyle ruhsuz bir oyun sergilerken,Houston sakatlıkların bahane olmadığını,takım halinde konsantre olup oynadığınız zaman nelerin başarılabileceğini gösterdi. Hiçbir oyuncuyu tek tek değerlendirmeye gerek yok sadece Artest yine bildiğimiz Artest o kadar. Diğer herkes tam kapasite ve tam konsantre ile oynadı ve Houston maçı 99 - 87 almasını bildi. Tebrikler Houston,Lakers'a da koca bir tebrik (!) bizden..